Evren Bir Karadeliğin İçinde Olabilir mi?

James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) yaptığı önemli bir keşif, galaksi dönüşlerinde beklenmedik bir desen ortaya koyarak evrenimizin bir kara deliğin içinde var olabileceği teorisini destekleyebilir. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society'de yayımlanan bir çalışmaya göre, erken evren galaksilerinin yaklaşık %66’sı saat yönünde dönüyor ve bu durum, mevcut kozmik yapı ve köken anlayışımıza meydan okuyor.

JWST’nin Galaksi Dönüşü Bulguları
JADES - JWST Gelişmiş Derin Gökada Araştırması

James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) yaptığı önemli bir keşif, galaksi dönüşlerinde beklenmedik bir desen ortaya koyarak evrenimizin bir kara deliğin içinde bulunabileceği teorisini destekleyebilir. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society'de yayımlanan bir çalışmaya göre, erken evren galaksilerinin yaklaşık %66’sı saat yönünde dönüyor ve bu durum, mevcut kozmolojik anlayışımıza meydan okuyor.

JWST’nin Gelişmiş Derin Gökada Araştırması (JADES) kapsamında 263 galaksi incelendi ve dönüş yönlerinde dikkat çekici bir dengesizlik gözlemlendi. Galaksilerin yaklaşık %66’sı saat yönünde dönerken, yalnızca %33’ü saat yönünün tersine dönüyor. Beklenen %50-%50’lik rastgele dağılıma aykırı olan bu büyük farklılık, özel bir bilgiye sahip olunmadan, çıplak gözle JWST görüntülerinde dahi görülebiliyor. Çalışmayı yöneten Kansas Eyalet Üniversitesi'nden Profesör Lior Shamir, bu beklenmedik desenin evrenin yapısı ve evrimi hakkındaki anlayışımız için derin sonuçları olabileceğini belirtti.


Kara Delik Kozmolojisi Teorisi

Kara delik kozmolojisi, diğer adıyla “Schwarzschild kozmolojisi,” gözlemlenebilir evrenimizin daha büyük bir evrende bulunan bir kara deliğin içinde var olduğunu öne sürer. İlk olarak fizikçi Raj Kumar Pathria ve matematikçi I. J. Good tarafından ortaya atılan bu teoriye göre, bir kara deliğin olay ufku bizim görünür evrenimizin sınırını oluşturur.

Kara delik kozmolojisinin temel unsurları şunlardır:

  • Evrenimizdeki her kara delik, potansiyel olarak ayrı bir “bebek evrene” açılan bir kapı olabilir.
  • Bir kara deliğe düşen madde, Büyük Patlama'ya benzer şekilde bir sıçrama ve genişlemeye yol açabilir.
  • Bu model, enflasyon, karanlık madde veya karanlık enerji gibi varsayımlar olmadan kozmolojik gözlemleri açıklayabilir.
  • Teori, erken galaksilerin tercihli dönüş yönüne sahip olduğu JWST bulgularıyla örtüşerek, mevcut kozmoloji modellerine meydan okuyor.

Henüz tartışmalı olsa da, kara delik kozmolojisi evrenimizin kökeni ve yapısını anlamada ilginç bir alternatif çerçeve sunarak, uzun süredir devam eden kozmolojik bilmeceleri çözebilir.


Dünya’nın Hareketi Etkisi Hipotezi

Dünya’nın Hareketi Etkisi Hipotezi, JWST verilerinde gözlemlenen galaksi dönüş desenlerine alternatif bir açıklama getiriyor. Bu teori, gezegenimizin uzaydaki hareketinin gözlemsel bir yanılgı yaratabileceğini ve galaksi dönüşlerindeki beklenmedik dağılımı açıklayabileceğini öne sürüyor.

Bu hipotezin temel noktaları şunlardır:

  • Dünya’nın kozmik mikrodalga arka planına (CMB) göre hareketi, uzak galaksileri algılama biçimimizi etkileyebilir.
  • Bu etki, JWST’nin %66 saat yönünde dönüş gözlemlemesine neden olmuş olabilir.
  • JADES araştırma alanının Samanyolu Galaktik Kutbu’na yakın konumu, bu gözlemsel yanılgıya katkıda bulunabilir.
  • Eğer doğruysa, bu açıklama mevcut kozmoloji modellerinde köklü değişiklikler yapmaya gerek kalmadan bazı kozmolojik bilmeceleri çözebilir.

Dünya’nın Hareketi Etkisi Hipotezi, astronomik verileri yorumlarken gözlemsel yanılgıları dikkate almanın önemini vurguluyor. Ancak bu teorinin doğruluğunu test etmek için daha fazla araştırmaya ve gözleme ihtiyaç var.


Kozmolojik Modeller İçin Sonuçlar

JWST’nin gözlemlediği beklenmedik galaksi dönüş desenleri, mevcut kozmoloji modellerine meydan okuyarak evren anlayışımızda büyük değişikliklere yol açabilir. Eğer kara delik kozmolojisi teorisi doğruysa, bu kozmik kökenler ve yapı hakkındaki temel düşüncelerimizi yeniden şekillendirmemizi gerektirir.

Öte yandan, eğer Dünya’nın hareketi bu gözlemsel yanılgıyı yaratıyorsa, bu keşif uzun süredir çözülmeyi bekleyen şu kozmolojik sorunları aydınlatabilir:

  • Evrenin genişleme hızında farklı ölçümlerden kaynaklanan Hubble gerilimi (H₀ gerilimi)
  • Mevcut ölçümlere göre evrenden daha yaşlı görünen galaksilerin varlığı

Bu bulgular, JWST’nin erken evren ve kozmik evrim hakkındaki anlayışımızı kökten değiştirme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, yerleşik teorileri yeniden değerlendirmeye ve kozmolojide yeni paradigmaları keşfetmeye teşvik ediliyor.